Araştırmacılar, zona aşısı yaptıran 70 yaş üstü bireylerde, biyolojik yaşlanma belirteçlerinin anlamlı derecede yavaşladığını tespit etti. Bu bulgu, bağışıklık sistemimizi güçlendirmenin, sandığımızdan çok daha derin ve gençlik dolu etkileri olabileceğini düşündürüyor.
Yazı: Hüma Kaya
Bir aşı ilk bakışta yalnızca belirli bir hastalığı önlemek için geliştirilir. Ancak son dönemde yayımlanan bilimsel veriler, zona (herpes zoster) aşısının bu çerçevenin ötesine geçebileceğini gösteriyor. Geleneksel amaç, yaşlı bireylerde ağrılı bir deri döküntüsü ve sinir hasarına yol açabilen zona enfeksiyonunu engellemekken, yeni veriler bu aşının biyolojik yaşlanma süreci üzerinde de etkili olabileceğini ortaya koyuyor.
Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden araştırmacıların The Journals of Gerontology Series A’da yayımlanan çalışması, ABD Sağlık ve Emeklilik Çalışması verilerini kullanarak 70 yaş ve üzeri 3 bin 800’den fazla katılımcıyı inceledi. Araştırmada, zona aşısı yaptıran kişilerin biyolojik yaşlanma göstergelerinde daha yavaş ilerleme eğilimi sergilediği tespit edildi. Bu etki, iltihaplanma düzeyleri ve epigenetik yaşlanma gibi moleküler belirteçlerde gözlemlenen farklılıklarla desteklendi.
Bilim insanları biyolojik yaşlanmayı, kronolojik yaşın ötesinde, hücre ve moleküler düzeyde vücudun dayanıklılık ve fonksiyon kapasitesinin nasıl değiştiğiyle ölçüyor. Çalışmada aşılanan bireylerde genel yaşlanma skorunun daha olumlu seyretmesi, bağışıklık sisteminin yaşlanma süreçleriyle doğrudan ilişkisini düşündürüyor. Özellikle kronik, düşük düzeyli iltihaplanmanın (“inflammaging”) pek çok yaşa bağlı hastalıkla bağlantılı olduğu biliniyor; bu bağlamda aşılamanın bu yükü azaltabileceği öne sürülüyor.
Araştırma doğası gereği gözlemsel olduğu için nedensel bir kanıt sunmuyor; yani aşının doğrudan yaşlanmayı yavaşlattığını kesin olarak söylemek henüz mümkün değil. Buna rağmen veriler, bağışıklık sistemi üzerindeki müdahalelerin sadece enfeksiyonları önlemekle kalmayıp, daha geniş bir biyolojik etki alanına sahip olabileceğini ortaya koyuyor. Araştırmacılar, daha ileri uzun dönem çalışmalarla bu bulguların klinik yaşlanma sonuçlarına nasıl yansıdığını netleştirmek gerektiğini vurguluyor.
Bu çalışma, aşıların potansiyel faydalarının yalnızca hastalık önleme ile sınırlı olmadığını, yaşlanma süreçlerini anlamada yeni pencere açabileceğini gösteriyor. Bağışıklık sistemine yapılan müdahalelerin sistemik etkileri, geleceğin yaşlanma karşıtı stratejilerinde daha geniş bir yer tutabilir.
Kaynaklar