Anasayfa Stil & ModaZanaatten Forma: Bvlgari Vimini Koleksiyonu

Zanaatten Forma: Bvlgari Vimini Koleksiyonu

tarafından Hüma Kaya


Bvlgari, arşivlerindeki ikonik tasarımları nostaljiye sığınmadan yeniden yorumladığı Bvlgari Eternal koleksiyonuyla, mirası yaşayan bir yaratıcı kaynak olarak ele alan yeni bir dönemi başlatıyor. 1942 tarihli bir bilezikten ilham alan Vimini, Roma merkezli Mücevher Evi’nin süreklilik anlayışını çağdaş bir mücevher diliyle ortaya koyuyor.

Bvlgari, köklü mirasını bu kez nostaljiye sığınmadan, vizyoner bir bakış açısıyla yeniden ele alıyor. Ocak 2026’da tanıtılan Bvlgari Eternal koleksiyonu, Roma merkezli Mücevher Evi’nin arşivlerinde saklı kalan tasarımları çağdaş bir yaratıcı dile taşıyan yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Bu koleksiyon, geçmişe bakmakla yetinmeyen; mirası aktif bir tasarım kaynağı olarak yeniden konumlandıran süreklilik odaklı bir yaklaşımı temsil ediyor.

Bvlgari Eternal’ın ilk bölümü olan Vimini, 1942 tarihli ikonik bir arşiv bileziğinden ilham alıyor. Markanın DNA’sında merkezi bir yere sahip olan bu tasarım, yalnızca yeniden üretilmekle kalmıyor; önümüzdeki yıllarda gelişmeye açık, yaşayan bir yaratıcı mirasın temelini oluşturuyor. Bugün Vimini, kolye, bilezik, yüzük ve iki farklı küpeden oluşan beş parçalık bir mücevher diliyle yeniden hayat buluyor. Koleksiyon, aynı zamanda tek ve eşsiz High Jewelry tasarımlarıyla zenginleşiyor.

Sınırlardan doğan özgürlük

Vimini’nin kökeni, İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği maddi ve toplumsal kısıtlamaların mücevher tasarımını dönüştürdüğü bir döneme uzanıyor. O yıllarda ortaya çıkan bu özgün model, sınırlı kaynaklar içinde gelişen sınırsız yaratıcılığın güçlü bir ifadesi olarak öne çıkıyor. İtalyan Rasyonalizmi’nin yalın estetik anlayışından beslenen dalgalı motif, pembe ve sarı altının birlikteliğiyle ritmik bir tekrar duygusu yaratıyor.

Bu tasarım dili, yalnızca Bvlgari stilinin ayırt edici unsurlarından biri hâline gelecek olan kromatik kontrastları ve modüler yapıyı somutlaştırmıyor; aynı zamanda Fransız platin geleneğinden ayrışarak Romalı Mücevher Evi’nin kimliğini tanımlayan sıcak altın kullanımını da ön plana çıkarıyor.

Vimini: Zanaatten forma

Vimini adı, tasarımın örgü dokusuyla doğal bir bağ kuruyor. Antik Yunan ve Roma’da saman dallarından sepet ve gündelik objeler üretmek için kullanılan kadim bir teknikten ilham alan bu isim, yüzyıllar boyunca aktarılan zanaatkârlık mirasına işaret ediyor. Bvlgari’nin tasarımcıları ve ustaları, bu yalın ilham kaynağını altınla yeniden yorumlayarak çağdaş mücevherlere dönüştürüyor.

Saf sarı altından üretilen Vimini tasarımları, mirasın gündelik zarafetle buluştuğu yeni bir dönemin habercisi olurken, High Jewelry’nin tekil ve deneysel yaratımlarına da alan açıyor.

Bedenle kurulan ilişki

Serinin merkezinde yer alan bilezik, arşivdeki özgün mücevherden doğrudan ilham alarak ileri bir zanaatkârlık seviyesine taşınıyor. Altın bir dalga bileği sararken, eşkenar dörtgen formundaki modüller görünmez esnek bağlantılarla bir araya geliyor. Sonuç, tenle doğal bir uyum içinde hareket eden, akışkan ve dengeli bir yapı.

Koleksiyonun kolyesi, boyun hattını yumuşak bir zarafetle çevreliyor. Pürüzsüz yüzeyi ışığı dengeli biçimde yansıtırken, modüler yapısı hareket duygusunu vurguluyor. Yüzük ise özgün modelin imza modüllerini beş bantlı, katlanabilir bir tasarımla yeniden yorumluyor; çağdaş bir klasik olarak avangardla temas ediyor.

Küpelerde dikeylik öne çıkıyor. Sallantılı formlarda tasarlanan modüler ızgara yapıları, Bvlgari’nin sarı altınının sıcak tonlarını vurgularken zarif bir İtalyan karakteri taşıyor. Tek ve özgün ear-cuff versiyonu ise Vimini modülünün cesur ruhunu doğrudan yansıtıyor.

High Jewelry: Malzeme ile vizyonun kesişimi

Vimini dünyası, mücevher koleksiyonuyla eş zamanlı olarak tanıtılan High Jewelry tasarımlarıyla genişliyor. Bu bölümde Bvlgari, yenilikçi malzeme kullanımındaki yetkinliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Olağanüstü sertliği, dayanıklılığı ve sürtünmeyi azaltan özellikleriyle bilinen Diamond-Like Carbon (DLC) kaplama, mücevher dünyasında alışılmışın dışında bir ifade kazanıyor.

Derin ve kadifemsi siyah ton, sarı altın ve pırlantaların ışıltısıyla güçlü bir kontrast yaratıyor. Carré kesim pırlanta pavé ile tamamlanan bu birliktelik, yatay ve dikey kompozisyonlarda tasarlanan choker’lar, klasik kolyeler ve avangard poncho formlarıyla çağdaş bir duruş sunuyor.

Sürekliliğin imzası

Bvlgari Eternal yolculuğuna, mirası, hayal gücünü ve kalıcı ustalığı simgeleyen Bvlgari Eternal arşiv imzası eşlik ediyor. Koleksiyon, geçmişi korurken onu sabitlemeyen; aksine dönüştürerek geleceğe taşıyan bir tasarım anlayışını temsil ediyor. Bvlgari için miras, geride bırakılan bir tarih değil; sürekli yeniden yazılan bir yaratıcı kaynak olarak varlığını sürdürüyor.

Bunları da beğenebilirsiniz